Loader

BAB-I ALİ HAKKINDA

BAB-I ALİ HAKKINDA

POETİKA BAB-I ALİ HAKKINDA

Bâb-ı Âli ya da basitleştirilmiş şekli ile Babıali, Osmanlı Devleti döneminde sadrazam sarayına verilen isimdir. Sarayın çevresinde zamanla basın ve edebiyatçıların yoğunlaşmaya başlaması ile birlikte, kavram bugünkü anlamında Osmanlı Devletinin yönetim merkezinden ziyade, yoğun bir şekilde edebiyatçı ve gazetecilerin bulunduğu semt anlamında kullanılmaya başlandı.

Osmanlı hükümetinin bu binada çalışması, yeni ortaya çıkan Türk basının haber kaynağına yakınlığı açısından bu binanın çevresinde odaklaşmasına neden oldu. Sirkeci’den başlayıp Babıali binasının önünden geçerek giden Cağaloğlu yokuşunun iki yanındaki ve yan sokaklarındaki matbaa ve gazete binalarını kapsayan yerin adı Babıali olarak anılmağa başlandı. Cumhuriyet döneminde hükümetin Ankara’ya taşınmış olmasına rağmen Türk basını bu bölgede gelişmesine devam etti. Bütün 20. yüzyıl boyunca Türkiye’nin bütün önemli gazetelerinin merkezleri ve basımevleri bu bölgede bulunuyordu. Ayrıca birçok kitapevleri de bu bölgede açıldı.

Necip Fazıl KISAKÜREK’se Babıali’yi, sanat çevresi olarak ele almış ve Babıali adlı eserinde hatıralarını yazmıştır. Atilla İLHAN da, “Türkiye’nin kalbi İstanbul’da, İstanbul’un kalbi Babıali’de atar” diyordu.

POETİKA'YI SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN!

Mutfağımızın lezzetlerinden haberiniz olsun...

Poetika'yı sosyal medyada takip edin, sizin için hazırlanan küçük sürprizlerimizi zamanında farkedin. Bunun için, aşağıdaki linklerden sosyal medya hesaplarımıza ulaşarak takip et butonuna basmanız yeterli.